2/4/2007 - Öl-üM-Süz'lüğüm...
Kendimi asasım var;
Gökyüzünde öylece duran ve kimsenin görmediği yıldızlara
Orda öylece bakasım var hiç bir şey görünmeyen aynalara…
Gözlerimin içinden akan yaşamın ateşlerinde boğulasım var;
Düşlerimde yanan o eşsiz dehlizlere kapılasım var; hiç kelimesiz…
Eski zamanlara götürmeni bekliyorum beni..
Elerlimden sürükleyip ve hiçbir şeye aldanmadan, söylenen hiçbir kelimeyi duymadan
Hangi dil-den olursa olsun ağızlarda hep aynı koku var
Ve boğuluyorum akşamların kan emici yalnızlığında
Seni bekliyorum yaktığım ateşlerde dans etmek için..
Kuşları izliyorum nasılda sarhoş nasılda isyankar….
Üstüne çuval giymiş bir kız dans ediyordu panayırlarda
Halinden hiç de şikayetçi olmadan..
Hayatının dansını nasılda öğretmişti duyuşlarına, haykırışlarına..
Üstüne giydiği her kişiliğini iyice eğitmişti dışardan bakılınca sırtı görünmesin diye.
Nefret eder gibiydi önden bakınca arkası görünen insanlardan..
Ben orda öylece durup ateşlere bakıyordum, tüm şehvetimle sana bakıyordum
Olmayışının cesaretine…
Geç mi kalmıştın acaba! Yoksa bilmiyor muydun?
Dans bitti..gece bitti..hayat bitti..orda öylece akan benliğim yitti..o’sunu kaybetmiş bir çocuk girdi koluma, durmadan koşuyordu, boğuluyordum bende ..aradığımız şeylerin peşinden giderken hep aramadıklarımızı buluyorduk…neden? Diyemiyordum…….özlüyordum; kıvılcımlandığım zamanlarımı…
Ateşler sardı her yanımı, bir halk ezgisi işitti kulaklarım bak bizim ülkemizin seslenişi bu..nerdeysen çık dışarı; gel oyun başladı!
|