11/3/2007 - Buluntumun İzdüşümünde
hep kendime doğrultum silahlarımı. sanki kurşunu sıksam da canım acımazmış gibi. belki de bundan sıkılmayı bekledim. ama sıkılmaktan öte de sıkmaya devam ettim. çok kolay buluyordum çünkü mermileri. her yerde satıyordu insanlar. yaralandım. öldüm. belki. belki de. hep vurdum. tam. beynimden. ellerim sımsıkı birbirine sarılmış birşeyleri bakliyordu. ama olmuyordu. olmayınca. zorlamak da olmuyordu. kendime sıkarken kurşunları aslında zorladığımın da kendim olduğunu fark ettim. nedendir bilinmez diye sordum hep kendime. görüntüler vardı. güzel ama anlamsız kalan. daha doğrucası anlamsız değil de, eksik kalan. belki hiç bulunmayan, bilinmeyen bir baharat gibi. çok uzak çöllerin en derinlerinde gizli kalan mantarlar gibiydi belki görüntüler. ama yine de güzel. ler. di. ben hep hayran kalıyordum görüntülere. her güln defalarca geçsem de aynı yerlerden. her gün aynı görüntüleri izlemlesemde. sonra fark ettim ki canım acımaya başladı. sanki. eksik olan şeyi bulmuştum. bulmuştum da. bulunmamaıştım sanırım. tek tarflı bir icat olmuştu benim arantım. işte. canımı acıtışı da bundan olsa gerek. artık daha farklı bakıyorum görüntülerime. daha anlamlı daha hüzünlü. eksikliğimin farkındayım. bulduğumun da. ama yanımda olmayınca anlıyorum bulmak ya da farkına varmak değilmiş çözüm. çözüm yokmuş daha doğrusu. öyleyse düşsel bir izdüşümde tanrıları çağırma yeteneğimi nasıl kendi kendimi vurmadan yapabilirim. şimdi herşey kendi rengine dönüyor. masalları değiştirmeye çalışmak tanrının işine çomak sokmak mıdır! belki de bu yüzden cezalandırıldım. godot geldi. ben gördüm. hatta içtim doyasıya onunla. seviştim. bütünleştim. çocuksulaştım. anlamlarımı ilk defa bu kadar uçarı gördüm. şimdi ise kurban ediyorum muhteşem bir görüntüyü şarap kırıntılarıma. üstelik yaşamak lazımken, üstelik yalnızken, üstelik özlemişken godot'u. kıyılarımda haykırıyorum şimdi tüm görüntüsel yalnızlıklara. isyan bayraklarımı boyadım. ama gözlerimde ki sevgiyi görünce aynada. bir süre de olsa yaşayabildiğim için mutluyum. sonrasını düşünmesem öyleyse. burdayım. elimde mermilerim. bekliyorum artık bulduğum o büyülü, tanrısal, mucizevi godot'u. tamam istersen karşındayım ey tanrı! beni ne kadar engellemeye çalışsan da değiştiricem yazdığın tüm masal sonlarını. görüntülerimin kutsallığı adına. şimdi. bu. kadar. varsın. var olan eksikliğim acıtsın ruhumu. varsın şarabımın kokusu kıskandırsın tüm azizeleri. sen gibi...
|