hayat; bir çikolata gibidir...içinden ne çıkacağı belli olmaz.

6/3/2008 - KENDİMDEN, KENDİLİĞİMDEN, KEŞLEŞMİŞİM!

Zamansız yoldaşığımın son merdivende tökezleniyoru ruhum , Kendimden daha güzel bir yer arıyorum, duman duman olunmuşluğum da... Oyunumun sonsuz uçurumundan atlayıversem diyorum aşağıya doğru Çıkarmı karşıma sihrili denizlerin yanılsaması? Yoksa tüm ağırlığımla cakılır mıyım, Deniz kenarı betonlarına! Ses versem, Versem de seslensem, senleşsem, sessizleşsem, Durduğum yerden görebilsem içimi, gözlerimi içselleştirebilsem Yeşilliğime ulaşır mıyım? Yoksa kapalı mı tüm ulaşımlar, özel otobanlara... Şimdi giyiyorum üzerime tüm siyahlarımı Açıyorum tüm uzullarımı rüzgarıma Hangi yöne gidersem gideyim farketmez nasıl olsa Pusulasızlaşmışım ne de olsa tüm bakire yataklarda! Uzatmışım tüm boşluğu mu, içi doldurulmuş masal maymunlarına, Öylece bakıyorum, anlamını yitirmiş gözlerimle... "Bakmasını unutmuşum" Olsa da şu anda ki gündemim. Kendimi bulamıyorum, Kaybettiğim adressizlik de! Adresim olmamış meğersem hiç, Toplamamışım kapı önündeki artık kemikleri.. Ve hiç boyamamışım pencere pervazlarını. Öyleyse yattığım yataklarda benim değilken, Neyledir hesaplaşmam... Yoktan varettiğim benliğimin deliliğidir öyleyse Beynimin tüm uzullarından geçen arsız düşüncelerim. Ne olursa olsun yine de sahip çıkmalıyım, -im'lemişim bir kere çıkmaz bir çivi gibi kendimi kendime, Kendimden Kendiliğimden Keşleşmişim Herşey basit bir çamur gibi.. SADECE
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/9/2007 - SANA

SANA DAHA YAKIN

SANA DAHA MAHÇUP KILAR ZAMAN BENİ

ELLERİMİ BENLİĞİMDEN AYIRIP

GAMZELERİNE SUNARIM

BENİ SENLEŞTİREN TAM DA BUDUR

KALABALIKLAŞIRIM ÖĞLENE DOĞRU

TANIMADIK AYAK SESLERİYLE

BEKLERİM OYSA SENİN ADIMLARINI

 

ZAMANA BAKARIM

BENİ ALIR

UZAKLAŞIRIM

SANA DAHA SEVDALI

DAHA KIRMIZI

VE ÖRTER GECE ÜZERİME

ALACALI BULACALI ŞALINI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2007 - kArAnLıK

Herkes bir yer arar kendine

Bahçelerde yankı oluşur o an..

Kuytular boş kalır hep.. KARANLIK!

Karaya çalar sevdalar; boş mezarlarda

Ve birileri vardır hep gülümseyen,

Tablonun en kuytu köşesinde

İyice bakmayınca görülmeyen..

Yaşam kendini kamçılar bahçelerde

Kediler üşüşür sevda artıklarına

Usulca kemirirler, görüntülere aldırmadan..

 

Düş kalır hep yaşam bahçesinde;

KARANLIK!

Kediler doymuş, sevda Düş’müş.

Her şey kendi renginde dağılmış

Zor nefes alan solgun geceye;

Ve;

KARANLIK!..

 

14–08–2006 Kars

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2007 - FAMA

Beyazlığından özlemime su damlıyordu;

Kokusuna hayranlığımı eklediğim bir dublede..

Hatırlıyorum

“Tolga Sağ” “Erdal Erzincan” eşiliğinde sevişmişliğimizi.

 

Çok uzak geliyor sanki o günler,

Umarım aynısındır yine

O dublede ki özlemimde..

Uyuyorsun belki de biliyorum

Ama ki;

Özlüyorum, bembeyaz gecede ki dudak izini;

Sana sarılışlarımı

Okyaşıyışlarımızı..

Bir yıldız yükseliyor yalnızlığımdan

Olmayan gökyüzüme bakıyorum,

Sesleniyorum ardından;

 

“gel kurtar beni, bir yudum yeter… öpüşlerimizi hatırlarken, haydi şerefe; daha vakit çok erken… dökelim hayatı avuçlarımıza; bekle beni sabah olunca doğucam; akşamdan kalma bir güneş gibi”

 

30 Nisan 2006 j. Çavuş Burak candan/Kars

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2007 - GECE BEN ve ŞİMDİ

KARA; doğumdan gelen bir sorgu gibi.

ŞÜPHECİ; septik bir kızın gecenin çarşafına akan kanı misali.

ALKOLİK; bir balıkçı teknesinde içilen şaraplar gibi.

NEŞELİ; hiç tanımadığı bir silueti gördüğü anda anlamlar yüklemek misali.

HÜZÜNLÜ; bir anlık düşlere kapılıpta sanki özler gibi.

ANLAMSIZ; zamanı soru işaretleriyle boğarken kenidini yük-seltmek misali.

PARONAYAK; anahtarını hangi kilitte unuttuğunu bilmeden uyur gibi.

HAYVANSAL; izlemlerine eklediği bedenlerde boşalır misali.

ACIMASIZ; iyiliklere ünlemleriyle saldırır gibi.

DAYANIKSIZ; bir köpek yavrusuna bakıp da "ah" çeker misali.

MAVİ; boğulurken denizlerinde dalagalarına balıklama dalar gibi.

VURGUSUZ; konuşurken hiç birşeyi aldırmaz misali.

AĞLAMAKLI; yanlızlığında tanrılara küfreder gibi.

ŞEHVETLİ; sabaha kadar büyüler içinde sevişmek misali.

RENKSİZ; baktığı tablolarda kendini bulamamak gibi.

İSYANKAR; çekilen hiç bir bayrağın resmiyetini kabullenmez misali.

ÖZGÜR; bilinen onca kuralı yıkar da üstüne basar gibi.

UYUMAKLI; dayatılan zamanın izdüşümünün mecburiyeti misali.

DEVİNGEN; dön baba dönelim gibi.

TEŞHİRCİ; durduğu yerde yaşamı harekete geçirmek misali.

UMURSAMAZ; aldırmadan dolaşmak gibi.

GEÇ KALMIŞ; geçmişi masaya yatırmaktan çekinir misali.

YANLIZ; nefessiz başka bir gezegende bağırır gibi.

GECE... BEN... ve ŞİMDİ...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/4/2007 - gAMZELERİNDEN DÖKÜLEN ŞARAP DAMLASI-2

nE İÇERSEN İÇ

yA DA NE YAZARSAN YAZ,

eN GÜZEL ŞARAPLARINDAN TAT YERYÜZÜNÜN

eN GÜZEL MELODİLERİNİ DİNLE.

eN GÜZEL SALONLARINDA;

eN GÜZEL OYUNLARI İZLE

yA DA EN MUHTEŞEM GÖRÜNTÜLERDE ŞEHVETİNİ DANS ETTİR.

eN GÜZEL KIRLARINDA KOŞTUR CENNETİN

eN GÜZEL DUDAKLARI ÖP

eN DERİN DENİZLERİNDE YÜZ..

nEYE YARAR Kİ YANLIZSAN

vE UZAKSAN SENİ TANRILAŞTIRAN TANRIÇANDAN

sADECE MASTURBASYON  YAPMAK DEĞİL MİDİR;

tÜM BU DUYUMSADIKLARIN..

 

Neye yarar ki tüm herşey; içemiyorsam gamzelerinden damlayan şarap damlalarından...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/4/2007 - Üç noktalı SEN

...hafif bir rüzgar esiyor...

...kafam bulanık...

...gözlerim saydam...

...gel demiyorum sana...

...sadece susuyorum...

...ve bakıyorum geceye...

...gel'''SEN...

...sanırım...

...konuşmasam daha iyi...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/4/2007 - TANRININ BENİ ALDATAN ZAFERİ...

Çoktan bitmişti belki de. Son kapak kapanmıştı. Ama içimde sanki çok da küçük olsa bir şey var. Hem de nadansiz.Belki de daha tozlanmamıştı üstü diye düşünüyordum. Ya da kandırıyordum mantığımı hislerimle. Kaçıncı savaşımdı öyleyse bu. Ganitmeleri nerdeydi bu savaşın. Kaybeden ben! Kazanan ben! Zafer şarkıları söylerken ağlıyordum kendi topraklarımda. Bir yudum şarap ezgisinde burkuluyordu dudaklarım. Kim yazmıştı bu hikayeyi. Ya da kim oynatmıştı benliğimi durduğu yerden. Şimdi sadece izlemek düşüyordu payıma. Sadece izlemek.

Kahrman olmaya çalışmamıştım ama sözler beni kahraman kılmıştı. İnandığım dudaklardan dökülen. Madalyalar taktın bana, güneş ayinlerinde buldum kendimi. Oysa ben hiç istememiştim bunları. Sonra bir suskunluk girdi. Yeryüzünde karanlık bir hava. Güneşin bile uyanmaya hiç mi hiç niyeti yokken ben dağlarımda dualar ettim benliğin için. Şimdi çıkardım tüm madalyaları. Ve terk ediyorum toprakalrımı. kim girerse girsin umrumda değil. Zati bir parça hüzünden başka birşey değil ki ardımda kalan. Keşke içimde ki herşeyi bırakabilsem giderken ardımdaki topraklara. Bomboş olsa heybem. Gelmeseler benle beraber. Ellerim havada döndükçe dönüyorum. Tek bir yudumum kaldı artık gamzelerinde. Son sayfayı da kapattın. Artık tozlanmaya bırakıyorsun. Daha tozlanmadı ama... Ben gidiyorum. Sen gidiyorsun. Arda kalan yanlızca kırmızı bir gözyaşı. Meğersem tanrı kulağıma yine yalanlarını fısıldamış.. Ve sen bana sahte kahramanlıklar hediye etmişsin. Oysa ben herşeyi sana vermiştim. Tüm sözcüklerimi. Tüm heyecanımı. Tüm benliğimi. Şimdi ne madalayalarım kaldı, ne de kahramanlığım, oysa ne kadar da büyük bir yenilgi almışım. Farkındasın biliyorum yine sen galip geldin...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/4/2007 - Öl-üM-Süz'lüğüm...

Kendimi asasım var;

Gökyüzünde öylece duran ve kimsenin görmediği yıldızlara

Orda öylece bakasım var hiç bir şey görünmeyen aynalara…

Gözlerimin içinden akan yaşamın ateşlerinde boğulasım var;

Düşlerimde yanan o eşsiz dehlizlere kapılasım var; hiç kelimesiz…

 

Eski zamanlara götürmeni bekliyorum beni..

Elerlimden sürükleyip ve hiçbir şeye aldanmadan, söylenen hiçbir kelimeyi duymadan

Hangi dil-den olursa olsun ağızlarda hep aynı koku var

Ve boğuluyorum akşamların kan emici yalnızlığında

Seni bekliyorum yaktığım ateşlerde dans etmek için..

Kuşları izliyorum nasılda sarhoş nasılda isyankar….

 

Üstüne çuval giymiş bir kız dans ediyordu panayırlarda

Halinden hiç de şikayetçi olmadan..

Hayatının dansını nasılda öğretmişti duyuşlarına, haykırışlarına..

Üstüne giydiği her kişiliğini iyice eğitmişti dışardan bakılınca sırtı görünmesin diye.

Nefret eder gibiydi önden bakınca arkası görünen insanlardan..

Ben orda öylece durup ateşlere bakıyordum, tüm şehvetimle sana bakıyordum

Olmayışının cesaretine…

Geç mi kalmıştın acaba! Yoksa bilmiyor muydun?

 

Dans bitti..gece bitti..hayat bitti..orda öylece akan benliğim yitti..o’sunu kaybetmiş bir çocuk girdi koluma, durmadan koşuyordu, boğuluyordum bende ..aradığımız şeylerin peşinden giderken hep aramadıklarımızı buluyorduk…neden? Diyemiyordum…….özlüyordum; kıvılcımlandığım zamanlarımı…

 

Ateşler sardı her yanımı, bir halk ezgisi işitti kulaklarım bak bizim ülkemizin seslenişi bu..nerdeysen çık dışarı; gel oyun başladı!

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/3/2007 - "-mek'li, "-mak'lı"

çıkmak. kapalı kapılar içinden geçip gitmek. pencere kenarında uyuyan karanfilleri sulamayı unutmadan. aldırmıyormuş gibi yapıp. aslında geberene kadar aldırmak. yaşadıklarına. kendine yalanlar üretmek. örtmek için karanlıkların üzerini. sankileştirmek hayatı. rüzgar da yürümek için ona şartlar koşmak. güç gösterilerine kendi imzanı atmak. başkalarına kendininde yapamdığı şeyleri sanki bir derviş gibi öğütlemek. sonra da böbürlenmek. ardından gece aynanın karşısına geçince işin içinden çıkamamak. anlatamamak kendini yabancı, yalancı, siluetlere. sabah yeni bir güne uyanınca. bütün suçu doğaya yüklemek. anlamlar yüklemek elinde tuttuğun tüm oyuncaklara. çocuksuluğunu gizlemye çalışmak. ne olduğunu bilmediğin insanlardan. kibar olmaya çalışmak hoşlantının beden görüntüsüne. ağlamak için illa da bir hüzün büyütmek. sorunun aslında daha derin olduğunu bilip de onu hapsetmek özelliğe. ya da. gidemediğin için bahaneler üretmek. ve. inanmak ardından bu bahanelerin kahpeliğine. biriyle bakışmaya başladığında kendini bir bok sanmak. içindeki yalnızlığı hiç tanımadığın insanlarla kalabalıklaştırmak. geceyi emanet etmek kadehlere. yıldızları bağlamak gökyüzüne. kendine bakarken bıkmak tüm izlenimlerden. ileriye bakarak. "YARIN" demek tüm olmazlara. oysa. bilsende yarın yine aynı olacağını. döngünün tam ortasında ki çomağını başka yerlere sokmaya çalışmak. beklemekten sıkılmak. beklemek istememek. bekleyip de gidememek. bekleyip de gelememek. sorun bende değil diyip işin içinden bir anda çıkmak. kendinle dalga geçememek. korkmak. çıplaklığından. kabullenemiyeceğin için. elinde ki tüm silahları kendine doğrultur gibi yapıp. aslını gizlemeye çalışmak. zamanı şakalaştırrmak. ya da. sadece sanıltıların gerçekliğini görmekten kaçmak. düşleri. düşlemek. düşmek. düzüşmek. sonra düzleşmek. sıkışmak köşeye. kendini teslim etmek. ve buna rağmen zevk aldığını idda etmek. donmak. durmak. düşünmek...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yaşamaya devam...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

geda
dina13
prettygirl
twistagain
cadilan
adsizalkolik
glgnisbilen